Slider

Δευτέρα, 24 Οκτωβρίου 2016

Τους Τούρκους Φαντάρους καλεί σε Κοινό Αγώνα το ΔΙΚΤΥΟ ΕΛΕΥΘΕΡΩΝ ΦΑΝΤΑΡΩΝ ΣΠΑΡΤΑΚΟΣ

Μεγάλη πρωτοβουλία για την κοινή πάλη και τη διεθνιστική αλληλεγγύη της Στρατευμένης Νεολαίας σε Ελλάδα και Τουρκία του ΔΙΚΤΥΟΥ ΕΛΕΥΘΕΡΩΝ ΦΑΝΤΑΡΩΝ ΣΠΑΡΤΑΚΟΣ
ΚΑΜΙΑ ΕΙΡΗΝΗ ΜΕ ΝΑΤΟ – ΕΕ – Κυβερνήσεις
Türk ve Yunanlı Askerlerin Savaşa , Milliyetçiliğe ve müdahalelere karşı              Verdikleri Mücadele Ortaktır.
HÜKÜMETLERİN, NATO  ve AB nin BARIŞINA HAYIR
Türk ve yunanlı askerlerin savaş karşıtı ortak açıklaması.. 
Μετάφραση κειμένου στα ελληνικά http://diktiospartakos.blogspot.gr
Türk ve Yunanlı Askerlerin Savaşa , Milliyetçiliğe ve müdahalelere karşı              Verdikleri Mücadele Ortaktır.
HÜKÜMETLERİN, NATO  ve AB nin BARIŞINA HAYIR
Türk ve yunanlı askerlerin savaş karşıtı ortak açıklaması..
Yeni dünya düzenihiç bir zaman barış getirmedi.
Hiç bir zaman ne bir denge unsuru oldu nede emperyalistler arası çelişki ve çatışmaları durdurdu.
Kapitalist sistemin kırizleri  geniş bölgelerde olduğu gibi dünya genelinde de etkili olmaktadır. Savaşları ve “barışları” arasında hiç bir fark bulunmamaktadır. Her ikiside şiddet ve zulme dayanmaktadır: Öncelikle NATO, ABD ve AB’nin akıllı bombaları, operasyonları, “barışçıl” ve savaşçı müdahaleleri sivillere karşı ölüm saçmaktadır. Silah ticareti, saldırgan dış politikaları, ve izledikleri diplomasi halklar arasında ulusal ve dini temelde düşmanlıkları körüklemektedir. Bütün bunlar dengeleri değiştiriyor olabilir ama değişmeyen pazar yasası ve kapitalist kar oranlarıdır.
Değişik seviyede olsada kapitalist batının kendi içinde de savaşlar sürmektedir. Kaitalistler bu durumu şöyle açıklamaktadırlar: “Değer taşıyan her şey savaş nedenidir” Modern savunma konseptinin temeli bu gerçektir. Gelinen noktada sermaye sınıflarının çıkarları dışında hiç bir görev üstlenmeyen parlamenterizm terör karşıtlığı ile iç ve dış düşman  adı altında temel özgürlük ve hakları hedefe koymakta,işçi ve emekçilere saldırmakta, toplumsal hareketlere ve göçmenlere yönelmektedir. Emperial kentlerdeki her direniş ve sınıf çatışması savaşı andırmaktadır.
Savaşların kontrol altına alınması çabalarının kendisi bile savaştan başka bir şey değil. Milyonlarca insanın karşı, karşıya kaldığı azgın saldırılar başka nasıl açıklanabilir; AB eşkiyalarının, sınırlara ördükleri duvarlar göçmenleri filtrelerden geçirirken hedeflenen şey göçmenleri ucuz işgücü ordusu olarak kullanmak ve ölüme götüren  gettolaşmayı sağlamaktır.
Yunan ordusu ve devleti bu savaşın içinde ve tarafıdır. Siriza –ANEL hükümeti, terörle savaş adı altında emperyalist planlara dahil olmakta ve “asimetrik tehditlere” (göçmenler, toplumsal hareketler) başvurarak modern savunma konseptinin parçası durumuına gelmektedir. Trakyada örülen duvar ve AB ile Türkiye arasında varılan göçmen anlaşmasının uygulanmasını isteyen bu hükümettir. Aynı zamanda Kıbrıs- İsrail-Mısır arasında kurulan saldırgan ittifakında savunucusudur.
Yunanistan ve Türkiye kendi aralarındaki çelişkileri derinleştirerek güneydoğu Akdenize el atmaya çalışıyorlar. Bütün hu politikalar savaşa kapı aralayan politikalardır. Diğer yandan işçi ve emekçilerle, gençleri savaş toplarının namlularına sürülecek kesimler olarak değerlendirmektedirler. İşçi ve emekçilerin mücadelesi karşısında ise ortaklıklarını güçlendiren birlikler oluşturmayıda unutmuyorlar. Yunan hükümeti iç savaşa bile yolaçabilecek  olan Erdoğan hükümetine, kürt halkına ve sol harekete karşı olan saldırı politikalarına destek vermektedir. Sonuç olarak hep birlikte uluslararası örgüt ve kuruluşlar içinde yer alarak tehlikeli politikaların parçası olmakta sakınca görmemekte ve göçmenlere, işçilere ve emekçilere karşı, grev ve direnişlere karşı aynı cephe içinde yer almaktadırlar. 
Savaş karşıtı hareket “daha az saldırgan emperyalist” arama tutumu içine giremez. Yunanistan da, Türkiye de, İsrail de ve Kıbrıs ta ordu içinde ve dışında gelişen toplumsal hareket ve direnişleri her anlamda desteklemek zorundadır. Askerler Hot spot ile ilgili bütün girişimlere karşıdır ve ordunun oynadığı rollere ve savaş politikalarına karşı mücadele etmektedirler.
İşçi hareketi silahlanmaya ve askerler üzerindeki emek sömürüsüne karşıda mücadele etmek zorundadır. NATO ve Avrupa Ordusu’na karşı, Balkanlar da, Orta Doğu da, Kuzey Afrika da ve dünyanın her yerinde ortak mücadele hareketi oluşturulmalıdır. Hiç bir işçi toplama kamplarında çalışmamalı ve modern “Makroniso’lara” hizmet sunmamalıdır.
 İşçi ve emekçiler sadece “kendi çıkarlarımız için savaşırız” demelidirler. Kapitalizm ulus, din ve cins gözetmeksizin barbarlığını dayatmakta, geleceğimizi karartmaktadır.
Önümüzdeki direnişlerde ya hep beraber olacak ortak düşmana karşı birlikte mücadele edeceğiz  yada ezilenler olarak karşı karşıya geleceğiz. 
                   NATO-AB- Oligarşi için savaşmayacağız.
Göçmen ve lticacılar üzerindeki baskılara son.
Toplama kamplarına ve hot-spot’lara hayır.
Türkiye ve Yunanistan da ordu içinde ve dışında kitlesel direnişlere..

       SPARTAKÜS ÖZGÜR ASKERLER AĞI 

Κοινός Αγώνας Ελλήνων και Τούρκων Φαντάρων ενάντια στον εθνικισμό, τον πόλεμο και τις επεμβάσεις

Μεγάλη πρωτοβουλία για την κοινή πάλη και τη διεθνιστική αλληλεγγύη της Στρατευμένης Νεολαίας του ΔΙΚΤΥΟΥ ΕΛΕΥΘΕΡΩΝ ΦΑΝΤΑΡΩΝ ΣΠΑΡΤΑΚΟΣ

Δεν υπάρχουν σχόλια:

Δημοσίευση σχολίου